Tezgahların gizli eczanesi belli oldu: İbn-i Sina yüzyıllar önce önermişti

Img

İlkbahar ve yaz aylarında pazar tezgahlarında boy gösteren, kendine has ekşimsi tadıyla salatalara nefis bir aroma katan kuzu kulağı, aslında bir yeşillikten çok daha fazlasını barındırıyor. Modern tıbbın radarına giren bu şifalı bitki, asırlar öncesinden günümüze uzanan geleneksel halk tıbbının da en kıymetli hazinelerinden biri. Üstelik tıbbın babası olarak kabul edilen ünlü alim İbn-i Sina, asırlar önce kaleme aldığı reçetelerinde bu mütevazı yeşilliğe çok özel bir yer ayırıyor.

VÜCUDU TEPEDEN TIRNAĞA YENİLEYEN SAĞLIK DEPOSU

Doğanın sunduğu bu ekşi mucize, içeriğindeki yoğun A, B ve C vitaminlerinin yanı sıra demir, kalsiyum ve magnezyum gibi güçlü minerallerle adeta doğal bir koruma kalkanı oluşturuyor. Özellikle mevsim geçişlerinde zayıflayan bağışıklık sistemini hızla ayağa kaldıran kuzu kulağı, vücuttaki zararlı toksinlerin karaciğer ve böbrekler yoluyla dışarı atılmasına yardımcı oluyor. Yüksek lifli yapısıyla sindirim sistemini düzene sokarak uzun süreli kabızlık problemlerine doğal bir çözüm sunarken, yüksek demir oranı sayesinde kansızlıkla mücadele edenler için de harika bir besin desteği haline geliyor. Ayrıca çiğ tüketildiğinde kan şekerini dengelemeye yardımcı olması ve cildi güzelleştirmesi, bu yeşilliği sofraların vazgeçilmezi yapıyor.

İBN-İ SİNA DA BU FORMÜLÜ ÖNERMİŞTİ

Kuzu kulağının faydaları sadece modern araştırmalarla sınırlı değil; İbn-i Sina yüzyıllar öncesinden bu bitkinin mucizevi etkilerini keşfetmişti. Ünlü hekimin reçetelerinde en dikkat çeken detay ise kuzu kulağının zihin üzerindeki etkileri. İbn-i Sina, bu şifalı bitkinin özellikle pişirilip suyunun süzülerek tüketilmesinin beyin fonksiyonlarını uyardığını, hafızayı güçlendirdiğini ve zihni adeta zehir gibi açtığını önemle belirtiyor. Bunun yanı sıra mideyi kuvvetlendiren, şişkinliği alan ve sindirim enzimlerini destekleyen yapısıyla kuzu kulağını mide rahatsızlığı yaşayanlara ilk çare olarak öneriyor. Vücuttaki iltihapları kurutan ve ateşli hastalıklarda doğal bir ateş düşürücü olarak kullanılan bu bitki, İbn-i Sina’nın en güçlü arındırıcı listesinde başı çekiyor.

KUZUKULAĞI SOFRALARDA NASIL KULLANILMALI?

Mutfakta oldukça esnek bir kullanım alanına sahip olan kuzu kulağını, taze taze salatalara doğrayarak o iştah açıcı ekşiliğinden faydalanabilirsiniz. Arzu ederseniz taze yapraklarından şifalı bir çorba pişirebilir ya da asit oranını hafifletmek için biraz tereyağında soteleyerek enfes bir yancı yemek hazırlayabilirsiniz. Hatta kurutulmuş yapraklarından demlenen ılık bir kuzu kulağı çayı, akşam yemeklerinden sonra sindirimi rahatlatmak için harika bir alternatif sunuyor. Ancak bu güçlü bitkiyi tüketirken dikkat edilmesi gereken hayati bir nokta var. Kuzu kulağı yüksek oranda oksalik asit içerdiği için, özellikle böbrek taşı geçmişi olanların veya kronik böbrek rahatsızlığı bulunan kişilerin aşırı tüketimden kaçınması ve beslenme düzenlerine eklemeden önce mutlaka bir hekime danışması gerekiyor.

yok

Author: Burak Kaya